İSTANBUL – Kiracılardan tahliye taahhütnamesi almak, ev sahipleri için evin tahliyesini kolaylaştıran bir yöntem. Ancak, bu belgelerin geçerliliği, belirli koşullara bağlı.
İstoç İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Gayrimenkul Danışmanı Şenay Araç Demir, tahliye taahhütnamelerinin bazı nitelikleri taşımadığı takdirde hukuken işe yaramadığını vurguluyor.
Kimi durumlarda, kiracının bu belgeleri imzalamak zorunda kaldığını savunması bile mahkemelerde söz konusu olabiliyor.
Tahliye taahhütnamesi, kiracının belirlenen bir tarihte kiralanan taşınmazı boşaltmayı taahhüt ettiği bir yazılı belge olarak tanımlanıyor.
Demir, birçok ev sahibinin bu belgeleri, kiracının güvence altına alınmasını sağlamak için kullandığını, ancak doğru formatta olmayan taahhütnamelerin mahkemeler tarafından geçersiz sayılabileceğini belirtiyor.
Mahkemelerin, yetersiz şekilde düzenlenmiş belgeleri kabul etmediği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Şenay Araç Demir, genelde kiracıdan alınan tahliye taahhütnamelerinin bilgisayarda basılmış, kiralama tarihi ve adresi yazılı, ancak çıkış tarihinin boş bırakıldığı belgeler olduğunu ifade ediyor.
Bu tarz belgelerin geçerlilik taşımadığını belirterek, geçmişte yaşanan ilginç vakalara dikkat çekiyor. Örneğin, birkaç yıl önce bir kiralama işleminde kiracıdan açık tarihli bir taahhütname alınmış.
Kiracı, mülk sahibiyle yaşanan anlaşmazlık sonucunda, imzasının o belgede yer almadığını savunarak durumu kendi lehine çevirmiş.
Tahliye taahhütnamesini almak için doğru yöntemleri takip etmek gerekli. Şenay Araç Demir, bu belgelerin kira sözleşmesi tarihinden en az 45 gün sonra alınmasını öneriyor. Aynı tarihte düzenlenen taahhütnamelerin geçerli olmadığını belirtiyor.
Noter aracılığıyla alınan taahhütnamelerin mahkemelerce kabul edildiğini hatırlatan Demir, notere gitme imkanı olmayan ev sahiplerinin kiracıdan kendi el yazısıyla taahhütname almaları gerektiğini söylüyor.
Ayrıca, eğer konut aile konutu ise her iki eşin de bu belgede imzasının bulunması gerektiğini vurguluyor.
Mülk sahiplerinin tahliye taahhütnamesini kullanmak istemesi durumunda iki yol izleyebileceğini belirtiyor. Birincisi, icra takibi yoluyla tahliye sürecine gidebilirler. İkincisi ise sulh hukuk mahkemesinde dava açmaktır.
Bu şartların yerine getirilmediği takdirde, tahliye taahhütnamelerinin hukuken bir geçerliliği olmayacağına dikkat çekiyor. Demir, taahhütname hazırlanmadan önce mutlaka profesyonel bir danışmandan bilgi alınması gerektiğinin altını çiziyor.